Kıyı AlanlarıMakalelerim

İtalya Kıyı Alanları Yönetimi

İtalya’nın kıyı şeridi yaklaşık 7.600 km uzunluğundadır. Dünya çapında yaygın olduğu gibi, İtalya kıyıları da orantısız derecede büyük bir nüfusu kendine çekmektedir. İtalya’nın 644 kıyı belediyesinin toplam alanı, toplam ulusal arazi alanının yaklaşık %14’üdür. Bu belediyelerin toplam nüfusu toplam ulusal nüfusun %28’ini temsil etmektedir. Bu kıyıların tamamen ekonomik bir kalkınma aracı haline geldiğinin bir göstergesidir (Falco & Barnamente , “İtaly” 2021).

İtalya’nın kıyı hukuku ve düzenlemeleri, ülkenin yönetim zorluklarını ve bu zorlukları karşılama kapasitesindeki bölgeler arası farklılıkları (alt ulusal otoriteler) yansıtmaktadır. Ülkenin kıyı alanları yoğun olarak ikinci evler ve turistler için değil, aynı zamanda yasadışı kalkınma için bir araç bir mıknatıs haline gelmektedir. İtalya kıyı alanları için kurumsal koordinasyon sorunları ile de karşı karşıyadır. Bu durum yasa ve yönetmeliklerin yüksek oranda parçalanmasına neden olmuştur (Falco & Barnamente , “İtaly” 2021).

Kıyı bölgelerinin entegre yönetiminde, gelgit kuşağının biyolojik mirasının ve doğal işleyişinin dinamiklerinin dikkate alınması ve ayrıca deniz ve kara parçalarının birbirine bağımlılığı, doğal afetlerin olumsuz etkilerini önlemek için hidrolojik, jeomorfolojik, iklimsel, ekolojik, sosyo-ekonomik ve kültürel sistemlerin korunması, sürdürülebilir kalkınmalarını sağlamak için kıyı bölgelerinin planlanması ve yönetimde ekosistem yaklaşımının benimsenmesi, ilgili yerel halkın karar alma süreçlerine yeterli ve zamanında katılımını sağlayan uygun bir yönetim, çeşitli idari hizmetlerin ve kıyı alanlarından sorumlu yerel yönetimlerin sektörler arası kurumsal koordinasyonu, kentsel gelişmeyi ve sosyo-ekonomik faaliyetleri dikkate alan arazi kullanım stratejileri, planlamalarda ve programlamalarda kıyı bölgelerindeki faaliyetlerin çokluğu ve çeşitliliğinin dikkate alınması, denizin yakın çevresindeki kamu hizmetleri ve faaliyetlerine öncelik verilmesi, aşırı kentsel büyümeyi önleyerek tüm kıyı alanı üzerinde dengeli bir kullanım dağılımı, kıyı bölgeleri üzerindeki olumsuz etkileri önlemek için çeşitli insan faaliyetleri ve altyapılarla ilişkili risklerin ön değerlendirmelerinin yapılması temel ilkeler olarak belirlenmiştir (Ministry of Ecological Transition, 2022).

İtalya’nın kıyı bölgesini koruma ve düzenleme sistemi oldukça karmaşıktır. Deniz alanı yasaları, kullanım hakları, peyzaj ve şehir planlama yasaları, ulusal politika ve stratejiler, Medeni Kanun ve Seyrüsefer Kanunu düzenlemelerinin tümü, kıyı bölgelerini düzenlenmemiş ve yasa dışı gelişmelerden, kullanımlardan ve genel zararlardan koruyamamıştır (Falco & Barnamente , “İtaly” 2021).

İtalya’da kıyı alanları, turizm teşvik amacı ile özel sektöre devredilmesi mümkün değildir. Kıyıdaki turistik yapılar kıyıdan bir miktar geride yapılır ve kıyının devamlılığını kesemez fakat kıyı şeridi geçici süre ile plaj tesislerine, restoranlara ve kamplara maksimum 20 yıllığına kiraya verilebilir (Pala, 1975).

İtalya kıyı koruma alanlarının yönetiminin yasal düzeneği, 1983 yılında yürürlüğü giren Denizleri Koruma Kanunudur. Bu kanunda, deniz kirliliğinin önlenmesi ve kontrolü için kıyı alanlarının korunması, kıyının planlaması, kıyıların ekonomik ve ekolojik etkileri gibi konuları açıklanmıştır (İtalya Denizleri Koruma Kanunu (Disposizioni Per La Difesa Del Mare), 1983).

Denizleri Koruma Kanununun çıkarılmasından sonra Ticaret Bakanlığı’na bağlı olan ve son olarak Çevre Bakanlığına bağlanan, Denizleri Koruma Kurumu ve Savunma Bakanlığına bağlı olan Kıyı Muhafızı Kurumu oluşturulmuştur. Ancak bu çalışmalar sadece belirli kıyı öğelerini dikkate aldıkları ve Akdeniz Eylem Planı uygulamaları ile bağlantılı olmadıklarından dolayı kıyı yönetimi çalışmaları açısından bir fayda sağlamamışlardır (Bozkırlı, 2006).

1991 yılında Denizleri Koruma Kanunu, kıyıların korunması üzerine çıkarılmıştır. 1997 yılında Çevre Bakanlığı tarafından, Denizleri Koruma Kanunu çerçevesinde bütüncül kıyı yönetiminin uygulanması yönünde bir karar alınmıştır (Kılıçöz, 2009).

İtalya’nın da imzaladığı Akdeniz Protokolü (Bütünleşik Entegre Kıyı Yönetimi) 24 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu protokol kapsamında kıyı alanlarının yönetimi, korunması, sürdürülebilir kullanımı, ekosistem ve kıyı manzaraları ile faaliyet çeşitleri gibi konular açıklanmıştır. Kıyı alanları hem kara hem de deniz bileşimini kapsadığından ötürü sektörel yasalar yetersiz olabilmektedir. Kıyı bölgesinde, devletin kıyılar açısından yasalarının yetersiz olmasından ötürü kıyı bölgesi uluslararası mevzuattan etkilenmektedir.

İtalya kıyı alanlarının yaklaşık %51’i bozulmuş durumdadır. 7.500,00 km uzunluğu aşan kıyıların yaklaşık 3.300,00 km’lik kısmı evlerin, limanların, otellerin ve diğer turistik yapıların ve endüstrilerin vahşi inşaatları tarafından tahrip edilmiştir. İtalya kıyılarının yaklaşık %26’sı doğal niteliğe sahiptir (Soğan, 2022).

Konuyla ilgili çalışmalar, ulusal düzeyde kıyı alanlarının yönetimini ilgilendirmektedir. Ulusal yetkililer, kıyı alanlarının korunmasında sınırlı bir role sahiptir. Temel sorumluluk, ulusal hükümete aittir. Ulusal düzeyde ilgilenen birim; Çevre, Kıyı ve Deniz Alanları Bakanlığı ve Çevre Koruma ve Araştırmaları Enstitüsüdür. Bu iki kurum, ulusal çerçevede kıyı alanların korunması ile ilgilenmektedir. Çevre, Kıyı ve Deniz Bakanlığının, Yaşam Kalitesi Müdürlüğü, ulusal düzeyde suların kullanımı ve korunması ile ilgilenmektedir. Kıyı alanlarının en geniş sorumluluğu bu iki alt birim tarafından yönetilmektedir (Dinçer F. İ., 2018).

Kıyı şeridinin sınırlandırılması, denizcilik kamusal alanının sınırlandırılmasına katkıda bulunmaktadır. Kıyı şeridinde denize doğru olan her şey, Devlete aittir. Kıyının önceden tanımlanmış alanların ötesine doğru genişletilmesi gereken durumlarda, sınırdaki özel mülkler kamulaştırabilir. Denizcilik alanı da kamu varlıkları kategorisine girmektedir. Bu nedenle, denizcilik alanı devredilemez ve hiçbir şekilde satılamaz (Falco & Barnamente , “İtaly” 2021).

İtalya’nın kıyı alanlarının korunmasına ve yönetilmesine ilişkin, eski ve karmaşık hukuki düzenlemeler mevcudiyetini korumaktadır. Yapılan yasal düzenlemeler, kıyı alanlarında bir çerçeve çizmemiştir. Kıyı alanlarının korunmasına yönelik çalışmalar mevcut olmasına rağmen mülkiyet ve yönetime ilişkin temel yasal çerçeveleri bulunmamaktadır. İtalya Medeni Kanun’unda kıyı alanları, kamu malı olarak nitelendirilmiş ve bu alanların yakınlarında yer alan özel mülklerin kamulaştırılabileceği belirtilmiştir. Bunun yanında kamu malı niteliğindeki alanların imtiyazlara ve tasarruflara konu edilebileceği belirtilmiştir.

İtalya kıyılarında, kıyı şeridinin belirlenmesi için herhangi bir yasal sınırlama ölçütü koyulmamıştır. Kıyı alanı kavramı net bir şekilde tanımlanmamıştır. Bu durum, kıyı alanlarının algılanmasını ve hangi yerlerin kamu malı niteliğinde olacağına ilişkin somut sonuçların ortaya koyulmasını engellemiştir. Bir yargı kararında, kıyı alanının devletin mülkiyetinde olup olmayacağını belirlemek için alanın normalde olağan fırtına dalgalanmalarında kapladığı yer, olağan fırtına dalgalanmalarına maruz kalmamasına rağmen, eski zamanlarda su altında kalmış fakat hala kullanılabilir durumda olan yerler ve her durumda seyrüsefer ile ilgili kullanımlarda (teknelere erişim, karaya çıkma, kara balıkçılığı gibi.) bulunulan alanlar (Cass Civ. No:10304/2004) şeklinde ifade edilmiştir.

İtalya Medeni Kanununun 822’nci maddesinde, deniz kıyılarının, plajların, koyların ve limanların devlete ait olduğu ve kamu malı niteliğinde olduğu, belirtilmiştir. Kıyılar, plajlar, limanlar, koylar, lagünler, denize akan nehir ağızları, tuzlu su havzaları, denizcilik kullanımı için açılan kanallar ve hendekler devletin egemenliğindedir. Kıyının kamusal kullanıma ihtiyaç duyulması nedeniyle, bu alana yakın ve bitişik özel mülkiyetler, kıyı alanına, kamu yararı kararı gereği kamulaştırma işlemi kullanarak dahil edebilir.

İtalya Medeni Kanununa göre Devlet, kıyıdaki mülkiyetlerinin yönetimini gerçekleştirmek üzere yetkisini yerel idarelere bırakabilmektedir. 15 Aralık 2011 tarihli 217 numaralı Kanunun 11’inci maddesinde, kıyı şeridinin, herkes tarafından zarar vermeden serbestçe ve eşit bir şekilde kullanabileceği, belirtilmiştir. Kıyı şeridi terimi, deniz kenarından yaklaşık 5 metreye kadar uzanan dalgaların kırıldığı bölüm olarak ifade edilir ve bu genişlik 20 metreye kadar çıkabilecek ya da 3 metreye kadar azaltılabilecektir. Kıyı, kamusal alanlarda Devlet tarafından ya da yetki devri yapılması durumunda yerel idareler tarafından yasal düzenlemeler kapsamında denizcilik ve kıyı faaliyetlerine yönelik kullanım imtiyazları verilebilmektedir. Kıyı alanlarında, özel ve kamu yönetimi ile ilgili, özel kullanımlar, işgaller, inşaatlar, korunmaya değer hâkim özel menfaatler devlet imtiyazının verilmesine tabidir (Mara, 2014).

1886 tarihli İtalya Kadastro Kanunu’nun 1’inci maddesinde kadastro, harita üzerinde gayrimenkulün topografik araştırmalarına, ölçüm ve tahminlere dayanılarak tapu kaydının oluşturulması olarak tanımlanmıştır. İtalya kıyı alanlarındaki örnek kadastral haritaları inceleyecek olursak;

Harita 1. İtalya/Lecce Kadastro Haritası

Kaynak: (İtalya Resmi Kadastro Haritası)

Harita 2. İtalya/Napoli Plaj Tescili Harita

Kaynak: (İtalya Resmi Kadastro Haritası)

Harita 3. Napoli, Plaj

Kaynak: Google Earth, 2021

Kıyı alanlarında incelenen kadastral işlemlere bakıldığında, plaj alanlarının kadastral haritalarda tescil edildiği görülmüştür. Bununla beraber liman sahası ve dolgu niteliğinde olan alanlarda kadastro işlemine tabi tutulmuştur. Kıyı alanları, kadastro işlemi ile sınırlandırılıp tescil ve kayıt işlemine tabi tutulmaktadır. Böylece imtiyaz verilecek alanlarda sınırlandırma işlemi sağlanmış olmaktadır.

Kaynakça

Bozkırlı, S. (2006). Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Örneğinde Bütüncül Kıyı Yönetimi Yaklaşımının İrdelenmesi. Ankara: Ankara Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi.

Cass Civ. No:10304/2004. (tarih yok). 28.05.2004 tarih ve 10304 sayılı Yargı Kararı. E.T. 10.04.2021 tarihinde https://www.brocardi.it/codice-civile/libro-terzo/titolo-i/capo-ii/art822.html adresinden alındı

Dinçer, F. İ. (2018). Dünyada Ve Türkiye’de Deniz Turizmi Açısından Kıyı Alanlarını Koruma Yönetiminin İncelenmesi, “Küresel Eğilimler-Yerel Etkiler” 23-24 Şubat 2018. İzmir: 4. Ulusal Deniz Turizmi Sempozyumu.

Falco, E., & Barnamente , A. (“İtaly” 2021). London: Rachelle Alterman and Cygal Pellach, Regulating Coastal Zones (International Perspective on Land Management Instruments) . 5 18, 2023 tarihinde https://www.taylorfrancis.com/books/oa-edit/10.4324/9780429432699/regulating-coastal-zones-rachelle-alterman-cygal-pellach adresinden alındı

İtalya Denizleri Koruma Kanunu (Disposizioni Per La Difesa Del Mare). (1983). Legge 31 Dicembre 1982 Disposizioni Per La Difesa Del Mare, (Denizleri Koruma Yasası). 1 15, 2023 tarihinde https://natura.legambiente.it/wp-content/uploads/Legge_31_dicembre_1982_n_979Disposizioni-per-la-difesa-del-mare.pdf adresinden alındı

İtalya Resmi Kadastro Haritası. (tarih yok). E.T. 28.03.2021 tarihinde https://geoportale.cartografia.agenziaentrate.gov.it adresinden alındı

Kılıçöz, Ö. (2009). Kıyı Alanları Yönetimi ve Kıyı Yapılarında Örnek Alan Tekirdağ Limanı. Tekirdağ: Namık Kemal Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi.

Mara, M. (2014). İtalyadaki Ücretsiz Plajlar ve Durumu (Spiagge libere e spiagge private. La situazione italiana.). E.T. 23.04.2021 tarihinde https://www.studiocataldi.it/news_giuridiche_asp/news_giuridica_16327.asp adresinden alındı

Ministry of Ecological Transition. (2022). https://www.mite.gov.it/pagina/gestione-integrata-zone-costiere-gizc adresinden alındı

Pala, K. (1975). Türkiye’nin Kıyı Sorunları ve Politikası, Harita ve Kadastro Mühendisliği, Sayı: 33-34, Sy.24.

Soğan, R. (2022). Ci siamo “divorati” oltre la metà delle nostre coste e ora le conseguenze sono peggio di quanto immagini (Kıyılarımızın yarısından fazlasını “yuttuk” ve şimdi sonuçlar tahmin ettiğinizden daha kötü). www.greenme.it. 12 12, 2022 tarihinde https://www.greenme.it/ambiente/ci-siamo-divorati-meta-coste-italiane-dossier-wwf/ adresinden alındı

Cavit Kusgoz

Merhabalar ! Ben Şehircilik Doktoru Cavit KUŞGÖZ. Hazine taşınmazları, kıyı alanları ve taşınmaz değerleme konularında içerikler üretip sayfamda paylaşıyorum. Herkese keyifli okumalar dilerim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir